Sayfalar

11 Mart 2014 Salı

DUNYA YURDUNDA YOLCU OLMAK



  Selamun aleyküm sevgili dostlar bir önceki yazımda bundan sonra sadece yemek tariflerinin olmayacağın söylemiştim .Uzun bir aradan sonra tekrar yazmaya çalışmak gercekten çok zormus  bende sizlerle bu gün çok severek okuduğum bir derginin baş yazısını paylaşmak istiyorum çünkü bu yazıyı her okuyuşumda kendimden bir parça bişeyler buldum ve çok hoşuma gitti umarım sizde beğenirsiniz .

          DÜNYA YURDUNDA YOLCU OLMAK
  Önce Allah vardı; O'ndan evvel hiç bir şey yoktu.O gökleri ve yeri yarattı...( Buhari ,tevhid 22)
Insan  oğlu günesin  her gün aynı saate doğacagı var sayımı üzerine hareket eder; planlar yapar,yarın yine aynı saate işe gideceğine ,alışveriş yapacağına ,yemek yiyeceğine ,su içeceğine emindir.Halbuki o insan kendinden önce geçmiş 150 yılı düşünse yeryüzünde izinin dahi olmadığı gerçeğiyle yüzleşecektir.kendisinden sonra gelecek bir 150 yılı da düşünse ,kendisinden geriye bir şey kalmayacağını görecektir .Dünya hayatı geçicidir ,bu bizden önceki nesiller için de öyleydi bizim içinde öyle.Fakat insan oğlu hep kendisini önceki nesillerden daha farklı,daha iyi,daha bilgili ve daha ileride görürken ,ölümün onlara geldigi gibi kendisine gelmeyeceğini sanır.Halbuki Allah Teala Kur'an-ı Kerim'de "Biz onlardan önce,mal-mülk ve görünümü daha güzel nice nesilleri helâk ettik" ( Meryem 74). Buuyurarak bizden önceki nesillerin müşterek akibetini bize bildirmiştir.
 SALIHLERDEN OLMAK
Allah Teala'nın bir imtihan yeri olarak yarattığı dünya,kelime olarak "aşağıya doru yaklaşmak ,alçalmak "anlamına gelen bir kökten türemiştir ve aşağıda bulunan manasına gelmektir .Allah Teala  Kur'an- ı Kerim'de "Biz ,gerçekten insanı en güzel biçimde yarattık .Sonra onu , aşağıların  aşağısına indirdik.Ancak ,iman edip Salih ameller işleyenler başka.Onlar için devamlı bir mükafat vardır."(Tin,4-6) buyurmaktadır.
Yaratılmışların en şereflisi olarak ,ahsen- i takvim üzere yaratılmış insanoğlunun dünyadaki görevi yalnızca Allah 'a kul olmaktır. Bu şekilde insan Salih kullar zümresine ilhak olabilir.
TALEBIN NEDIR ?
Insanoğlu asırlar boyunca türlü ameller le ya Allah 'I'n ismini yüceltti yada O 'na asi oldu.Asi olanlar sadece bu dünyaya talip olanlar, dünyaya sahip olma hıtsıyla ahireti unuttular.Yaşama gayeleri sadece mülklerini çoğaltmak oldu.Halbuki Allah Teala Kur'an - ı Kerim 'de  " Çoklukla övünmek sizi ,kabirlere varıncaya kadar oyaladı"(Tekasür ,1-2 ); " Ey iman edenler! Mallarınızı ve evlâtlarınız sizi Allah 'ı zikretmekten alıkoymasın! Her kim bunu yaparsa ,işte onlar ziyana uğrayanların ta kendileridir! " ( Munafıkun ,9 ) buyuruyordu.
MEKANIN ŞEREFI MEKİNLEDİR
Yahya b.Muaz (k.s) son nefesini kutsi bir beldede vermek isteyen kardeşine demiştirki: " Hangi beldede olursan ol, insanların en iyisi sen ol.çünkü belde insanla izzet kazanır,insan beldeye izzet kazanmaz."( Feridüddin Atar, tezkiretü'l evliya) Dünya üzerinde yaşayan Salih kullarla Şeref bulan bir mekandır.Kendiliginden bir degeri yoktur.
Allah Teala yeryüzünü ve onda bulunan tüm nimetleri insanlar için yaratmıştır."O ,yer yüzünde olanların hepsini sizin için yaratan ,sonra göğe yönelip onları yedi gök halinde düzenleyendir. O herşeyi hakkıyla bilendir."(bakara ,29) Insanoğlunun bu nimetleri sırf Allah rızası için ahiret yurdunu kazanmaya sarf etmesi en güzelidir.
Insan böyle yaparsa dünya hayatında da ahirette de saadete erişir.Sadece  dünyalığı istemek ise kişiyi zarara uğratır . " Insanlardan,' Ey Rabbimiz! Bize ( vereceğini) bu dünyada ver ' diyenler vardır.Bunların ahirette bir nasibi yoktur. Onlardan,'Rabimiz! Bize dünyadada iyilik ver,ahirette de iyilik ver ve bizi ateş azabından koru' diyenler vardır.İşte onlara kazandıklarından bir nasip vardır. Allah , hesabı pek çabuk görendir." ( Bakara ,2002-202)
HÜVE'L-  BAKİ
Insan. Dünyaya imtihan için gönderildiğini ,bu dünyanın gelip geçici olduğunu bildigi halde kendisini dünya hayatının koşturmacasına kaptırıverir . Günlük uğraşları,yarına dair hesapları, ihtirasları ,dünyaya dair endişeleri  onu önce kendinden uzaklaştırır ,sonra kardeşine yabancılaştırır ,en kötüsünde dünyaya gönderiliş gayesini unutturarak onu  Yaratana'a gafil eder. Halbuki efendimiz'in (s.a.v) " Dünyada kimsesiz bir garip yahut bir yolcu gibi ol! " ( Buhari ,rikak ,3)  hadis- i şerifince hareket etmek bizi huzura götürecektir . Allah Teala dünyayı insanın kulluk imtihanını vereceği mekan olarak seçti. Ölünde mezar taşına yazılan "Hüve'l baki" ,dünyanın ahirete  aracı,söndü bir yol olduğunu her daim mümine hatırlatır. Bu yolda hüsrana yada huzura gitmek bizim tercihimizdir. Daima huzura gidenlerden olabilmek duasıyla......
                                                                                        M.SAKİ  EROL 




Umarım benim kadar sizlerde keyif almışsınızdır
not: kullanilan rsim http://mysubh.com/ dan alinmistir.

7 Mart 2014 Cuma

ZAMAN HIZLI GECIYOR


Zaman nekdarda hizlica akip gidiyor biz hic farkina varmadan .Buyuyoruz yaslaniyoruz ve yanlizlasiyoruz  buyumenin boyle bisey oldugunu bilsek sayet buyumek istermiydik hic ? kendi adima soylemek gerekirse kesinlikle istemezdim elbette zamanin bu kadar hizlica akip gitmesi korkutuyor beni; oysa biz cocukken zaman daha yavasdi sanki gunler gecmes haftalar aylar bitmezdi daha uzundu yillar benim gozumde oysa simdi cok baska . Zamanda mi mekandami bu isin sirri gerci onuda cozmus degilim .hepimize olur ya hani bazen zaman cobucak gecsin isteriz bekledigimiz zaktin gelmesi icin heyecan vardir icimizde zaman gecsede bu oluverse hemen diye bazende zaman yerinde kalsin hic ilerlemesin isteriz cunki bilirizki gecen zaman bizim lehimizdir ya ayrilik yada huzun vardir sonunda .Uzuluyorum buyudukce yanlizlasdigima halbuki biz cocuktuk ama cevremiz cok genisti dedelerimiz ninelerimiz vardi teyzeler dayilar yengeler abiler ablalar  hepside etrafimizda pervane olurlardi oysa simdi ? Heleki gunumuz sartlarinda insanin kendisine candan bir dost bulmasi ne kadarda zorlasti sevgiler sanal arkadaslar sohbetler sanal  kahveler bile sanal olmusken hatri kirk yil surecek dostluklar nasil olur? Bazen diyorumki kizim sen kac yildir ulkende ve sevdiklerinden ayrisin  sana oyle geliyordur daha komsuluklar dostluklar  arkadasliklar vardir senin yurdunda ama aradan az bir zaman gecmiyorki  yasananlar konusulanlar agzimin ortasina koca bir tokat gibi yapisiveriyor ve bagira bagira YOK YOK YOK  UNUT SEN BUNLARI  diyor.  Dogru yerden bakmasini bildiginde dostun en gercegi var aslida her daim yaninda olan malum her dostlugun bir zorlugu da var elbet .
Buraya kadar sabirla sikilmadan okuduysanniz sayet bundan sonrasida gelir insallah :) icinizden ufak fisiltilar geliyor sanki kulagima kizim nerdeydin sen diye mirildaniliyor sanki .evet daha once bir kac kez sayfama ufak ziyaretlim oldu ama nedense o gece gunduz ayrilamadim sayfama ugramak istemedim icimden gelmedi  .Nedenlerine  gelecek olursak aslinda cok ama cok .Bir cok eski blogcu arkadas bilirki bolglarimiz bizim mabetlerimizdi aciyi tatliyi paylasirdik bir arada nacizane yaptimiz yemeklerimizi,  yorumlarla sohbetler kurardik fikir alis verisleri yapilirdi  ama durum sonralari cok degisti malefes firmalarin ve mekanlarin ucretsiz  reklam kusaklari olundu bir anda ve adri arkasi kesilmen tanitim toplantilari  bunlari dile getirmem lutfen yanlis anlasilmasin  herkes elbetteki istedigini yapmakta yayinlamakta ozgur .Bu udurumdan eminimki sadece ben rahatsiz degilim bir cok arkadasim var rahatsiz olan zaten bu firtinaya kapilip gidenler yola halen devam etmekte bengibi olanlarsa coktan en yakin limana gemilerini bagladilar .Gecenlerde su meshur face dolasirken bir ablamizin bloglarimizi unutmayalim adli bir yazisi gozu ilisti ve bende kendi blogumu hatirladim bi bakalim ne var yok alemi blogda dedim ufakta olsa bir seyler karalayalim istedim .Gerci karalamasina karaladikta ben gibi yolunu kaybedipde buralara gelen olurmu o ada mechul? Bundan sonra eger bloguma daha fazla firsat ayirma sansinm olursa sayet sadece tarif paylasmakla kalmiyacak birazda en guzel dosttan ve onun yuce kitabindan kainatin padisahi efendimiz(s.a.v) dan bahsetmek istiyorum .yazinin ta basinda demistim ya buyuyoruz yaslaniyoruz diye guzel elbiseleri ,mis kokulari ,farkli lezzetleri ,dunya gozuyle gorulmesi gereken yerlri arkamizda birakma vakti geliyor yavas yavas .Fani  alemde nasilki bir yere tatile gitmeden evvel o yer hakkinda arastirma yapiyorsak vakit erkenken ebedi mekana gitmeden oncede biraz arastirma yapmak ,yanlislari duzeltmek ,dogru olani yapmak yapamasakta ogrenmeye calismak gerekir diye dusunuyorum.
Yazmayan kalem konusmayan dil bir hata yaptiysa affola.
selametle kalin insallah

1 Aralık 2012 Cumartesi

MERHABA


 


Selamun aleykum guzel yurekli dostlar.
Insan uzun zaman yazmayinca nede zor oluyormus baslamak,sanki misafirlige gitmis bir yabanci gibi hic bilmedigin insanlar gibi .Oysa nede guzel vakit geciriridim aranizda benim sakli penceremdi sanki blogum ama hersey gibi oda degismis baksaniza .Son bahar insani olunca sanirim sesizce bir koseye cekilmek herseyden ve herkesten bir anda kopabilmek cok daha kolay oluyor sanirim bende de boyle oldu guzelce dinlendim belki garip gelecek size ama bir yemek blogeri olmama ragmen bu surede bir kare resim bile cekmedim  cekemedim  icimden bile gelmedi sanki .dedim ya yok oldum kayboldum ben .Bu saate bu post u bile hazirlamak nerden cikti simdi bilmiyorum belki tekrar bloguma ve sizlere kavusma zamani geldi belkide sadece bir selam verme:) kim bile bilirki?
Bu surede ne yaptin diyecek olursaniz uzun ama cok uzun bir sure sadece kendimi dinledim firtinalarda kayboldum ,sessizliklerde boguldum,sustum ,okudum,gezdim , calistim  ama hep ben oldum.   Cok cici dostlarim oldu paylasmayi paylastirmayi ogrendik beraberce sadece kendimiz icin degilde hizmet icin nimet icin cabalarimiz oldu .
Okadar cok kelime varki dudaklarimin arasindan cikmak isteyen ama olmuyor dedim ya cok uzak kalica sanki kavusmada sancili oluyor doyasiya hasret giderilemiyor bir nefeste:) dostlarim sizleri  herseyin sahibi olan  ALLAH emanet ediyorum sevgiyle kalin.

9 Mart 2011 Çarşamba

GURCU MANTISI ve KIYMALI BOREK

GURCU MANTISI




  Aman bloglar kapaniyor  kapandi derken goruyorumki bir cok arkadasim yeniden bloglarinin basina donmeyi basardi . Acildimi yoksa yasak hala devam ediyormu bilmiyorum  benim bloguma ulasabiliniyormu onuda bilmiyorum cunki burda bir engel sorunu olmamisti .Umarim her sey en kisa zamanda normale doner.
  Kis geldi geciyor  beklenen kar bir turlu yagmadi isyanlarida sanirim bu gun son bulmustur  herkes doya doya kari seyredip  keyfinide cikarir:) tarife gelecek olursak gecenlerde sevgili portakal agaci hatice nin sayfasinda gormustum dikkatimi cekti ve  yillar once tatar bi ailenin evinde yedigim mantiyi hatirladim  en kiza zamanda denemeliyim dedim bir de baktim kendimi mutfakta mantinin hamurunu yogururken buldum.simdi diyeceksiniz bu kadar pis bogazli olurmu insan evet olur eger benim gibi aklina geleni yapan tv de gordugune as eren bir tipse yapar.zaten bu durumu kilolarimdan dolayi hic inkar edemiyorum.
Ben hamuru yogurmasina yogurmustum ama icimde de hep bir suphe vardi ya agiz tadimiza uymassa ya hamurumsu bir tat olursa diye ben de aksama yemeksiz kalmama adina hamurun yarisini  ve hazirladigim icin yarisini ayirdim  borek yapmak uzere iyimi yapmisim evet  beyenmedikmi diyeceksiniz hayir cok cok lezzetliydi  tadi hala damagimda ama bizim gibi iki kisilik bi aileye    bu olculer cok fazla olurmus tuketilemeyecegi icinde verilen emeklere yazik olurdu.Sevgili hatice cok guzel videolu olarak anlatmis zaten eger denemek isterseniz hic zorlanmayacaksiniz.
Birde ben olculeri biraz degistirdim:)

Hamur icin malzeme:
* 500 gr un
* 1 tatli kasigi tuz
* sicaga yakin ilik su




 Ic harci :
*500 gr kiyma
*2 adet orta boy sogan
* yarim demet maydonoz
* tuz ,karabiber,kimyon,pul biber


Uzeri icin :
* tereyaginda kizdirilmis kirmizi pul yada toz biber
* Lezzetine lezzet katan bol sarmisakli yogurt


   Hamuru ne cok sert nede  yumsak olacak orta sertliklte bir hamur hazirladim 10 dk kadar dinlendirdikten sonra unlanmis zeminde  bir parmaktan birazcik daha kalin olacak sekilde actim ve cay bardagiyla kesip daireler elde etim.
 Bu yuvarlaklarin arasina bolca un alip ikisini ust uste koydum  ve cay tabagi genisliginde elimde esneterek acitim.
her parcayi  merdane yardimiyla kase agzindan daha buyuk tatli tabagindan kucuk olacak sekilde actim  ve arasina hazirladigim icten koydum tarif edildigi gibi kapattim. buraya kadar resimledim  burdan sonrasinida bir guzel unuttum iyimi?
hazirlanan mantilari genis ve derin bir tencerede 1 1.5 lt kadar su ve 2 tatli kasigi tuz koyup kaynayan suda hasladim.
mantilari suya koydugunuzda dibe cokuyor suyun ustune ciktiginda pismis demektir. ortalama 5 dk kadar ocak isisina gorede degise bilir.haslanan mantilari suzgec yardimiyla tenceden alip servis tabagina koyun uzerinede yagda eritilmis kirmizi biberi gezdirin yemeye hazirdir.ama benim tafsiyem yaninada bir kac kasik sarmisakli yogurt harika gidiyor.
 KIYMALI BOREK


  Malzemeler gurcu mantisiyla ayni hatta hazirlanan malzemenin yarisi ek olarak arasinasurulen sivi yag ve acma asamasinda kullanilan nisasta var.






  sabirla yaziyi okuduysaniz  hamurun bize cok gelecegini  ve  ya olmassa diye dusunmustum ya iste onuda manti icin hazirlanan yuvarlakari hic bozmadan devam ettim zaten manti icin orta buyukluge gelmisti ya bende onlarin 4 tanesini aralarina ve ustune nisasta un karisimi serperek ust uste  koyarak yufka buyuklugunde actim  uzerine 3  4 yk kadar sivi yag gezdiridim ve fircayla her yerine yedirdim  yufanin  bir tarafini ustune koydum yarim daire ye yakin duz olan kisma ic harcimi kasikla ezerek yaydim(1  2 parmaklik bi alan) rulo yaparak elimlede hafif esnettim tepsiye duz olacak sekilde koydum uzerlerinede  hafif siviyag surdum onceden isitilmis firinda nar gibi kizarana kadar pisirdim.
 Bu kadar uzun postu sabirla okuyan herkese tesekkurler hersey gonlunuzce olsun selamlar.

3 Mart 2011 Perşembe

pirasa corbasi


Gecen yildan beri bende aliskanlik yapan corbalardan birisi oldu pirasa corbasi ozellikle vucudun direnc siz kaldigi anlarda adeta vitamin etkisi yaratiyor ve enerji yuklemesi yapiyor .simdiden iii dediginizi duyar gibiyim ama hem kokusuyla hem tadiyla asla pirasa yediginizi anlamiyorsunuz .Bizzat kardesim uzerinde denenmis ve her defasinda ikiser kase icmistir.
malzemeleri oldukca basit ve yapimida bir okadar kolay
  • 3 adet pirasanin beyaz kisimlari
  • 1 adet patates
  • 1 kucuk havuc
  • 1 yemek kasigi un(sebze kremasi varsa onu kullanin)
  • 1    2 yemek kasigi sivi yag
  • 2,5  su bardagi tavuk suyu+2 sb normal su
  • bir iki dal kereviz(opsiyonel)
tuz ve uzeri icin tereyagi ve pul biber
Prasalarin yesil kisimlarini ayirip beyaz kisimlarini ince ince dograyin patates ve havuclarida minik minik dograyip  1  2 kasik sivi yagda bir kac dakika kavurun  sebze kremaniz varsa yarim sb kadar ekleyin yoksa 1 tepeleme yemek kasigi  unu ekleyip beraberce karistirip kavurun uzerine tavuk suyunu ve normal suyunu ekleyin kaynmaya birakin .Sebzeler iyice yumsayana kadar kaynatin .Yumsayan sebzeleri el brendirindan gecirin  kivaminin koyuluguna gore su eklemesi yapabirirsiniz.Servis  yaparkende uzerine biberli yag gezdirin hepsi bu.Esim bu corbaya kimyonunda cok yakistigini soyluyor:.

1 Mart 2011 Salı

yeni adres

      BLOGUMU ELLEME


  Sabah tan beri beklenen son malesefki rezil bir sekilde yakamiza yapisti galiba arkadaslar gerci benim icin degisen bir sey olmadi bloglarinizi rahatlikla gorebiliyor kendi blogumada yazabiliyorum ama binlarce emekcinin blglari heba oldu gibi gorunuyor ,insallah bu rezillik bir an once biter kendini bilmez bir kac kisinin yaptigini adi demokrat olan ulkemizde tum masumlar cekmez. .Ben yine yazilarimi buradan aktaracagim ama kor talih olurda buradada beni bulabilir diye bundan sonra http://karamelmutfak.wordpress.com adresiylede sizlerle beraber olacagim

21 Şubat 2011 Pazartesi

guzel haber

arkadaslar gerekli yerlere ulasilmis sevgili pepela dan guzel haber gelmis.insallah libyadaki tum madur olan vadandaslarimizla beraber en kisa zamanda yurda donerler .ne olur tum madurlardan dualarimizi eksik etmeyelim
guzel haberin kaynagi .delianne ye sonsuz tesekkurler.